5 Nisan 2025 13:46

Asgari konut faturasında dağıtım bedeli dizginlenemiyor | EMO: Faturada artan yük, dağıtım bedeli

EMO elektriğe yapılan zamla ilgili açıklamasında zammın enerji bedeline değil dağıtım bedeline yapıldığını belirtti. Açıklamada faturanın yüzde 70,9`unu dağıtım bedelinin oluşturduğu vurgulandı.

Asgari konut faturasında dağıtım bedeli dizginlenemiyor | EMO: Faturada artan yük, dağıtım bedeli

Fotoğraf: Evrensel 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`nun (EPDK) açıkladığı yeni elektrik tarifesiyle, 5 Nisan 2025'ten itibaren geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 25 zam yapıldı. Tarife değişikliğinden, son kaynak tedarik tarifesi için belirlenen yıllık tüketim limitlerini aşmayan perakende satış tarifesi kapsamındaki aboneler etkilenecek. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) yüzde 25’lik zamma ilişkin yaptığı açıklamada yapılan zammın dağıtım bedeline olduğunu belirterek; “Vatandaşlardan dağıtım şirketlerine kaynak aktarılıyor” dedi.

“Dağıtım bedeli fatura toplamına yüzde 25 zam olarak yansıtılmıştır”

Açıklamada Resmi Gazete`de bugün yayımlanan ve yürürlüğe giren tarife değişikliği incelendiğinde; konutlar için günlük 8 kWh olarak belirlenen limitin altında kalan abonelere uygulanan perakende enerji bedeline zam yapılmazken, yüksek kademedeki abonelere 1 kWh için 1,391181 TL olarak uygulanan birim fiyat, yüzde 16,1 artışla 1,61546 TL`ye yükseltildiği belirtilerek; “Konut abonelerine 1,365179 TL olarak uygulanan dağıtım bedeli ise yüzde 34,5 artışla 1,836166 TL olmuştur. Böylece, konut abonelerinin dağıtım bedeline her iki kademede yüzde 34,5 artış yapılarak, fatura toplamına yüzde 25 zam yansıtılmıştır” denildi.

“Dağıtım bedelinin faturanın yüzde 70`ini aşması kabul edilemez”

Odanın hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standartlarını korumak için aylık 230 kWh enerji tüketeceği varsayıldığına dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi; “Günlük ortalaması 8 kWh`i geçmeyen bu tüketim için aile bütçesinden ayrılması gereken 476,6 TL, bu zamla birlikte 595,8 TL`ye yükselmiştir. Nisan 2024 itibarıyla oluşacak düşük tüketimli konut faturasının yalnızca yüzde 19,1`i enerji bedelinden oluşacaktır. Faturanın yüzde 70,9`unu ise dağıtım bedeli oluşturmaktadır. Fon ve vergilerin oranı ise yüzde 10`da kalmaktadır. Son tarife değişikliğiyle, zaten yüzde 65,9 düzeyinde olan dağıtım bedelinin payı artarak yüzde 70`i de aşmıştır. 2022 yılında 4 kişilik bir ailenin asgari tüketim faturasının toplamında yüzde 22 düzeyinde olan dağıtım bedelinin, Nisan 2025`te faturanın yüzde 70`ini aşması kabul edilemez.”

“Vatandaşlardan dağıtım şirketlerine kaynak aktarılıyor”

4 kişilik ailenin elektrik asgari faturasının 4 yıllık dönemin sonunda yüzde 224,8 artışla 595,8 TL`ye yükseltildiğine işaret edilen açıklamada; “Değişimin detaylarına bakıldığında, dağıtım bedeli yüzde 642 artarken, enerji bedeli yalnızca yüzde 24,5 artmıştır. Özetle, dağıtım bedelindeki fahiş artış yaşanmasa, dağıtım maliyetlerindeki artış enerji üretim maliyetlerindeki gibi şekillense, fatura toplamına yansıyan artış yüzde 24,5 ile sınırlı kalırdı. Bu durumda, 1 Nisan 2025 itibarıyla aynı tüketime sahip konutlara 595,8 TL yerine 228 TL fatura edilirdi. Aradaki fark, elektrik dağıtım özelleştirmelerinin yurttaşlara yarattığı yükün son 4 yıllık kısmı olarak nitelendirilebilir. Bu rakamlar, enerji üretim maliyetlerinin artmadığı koşullarda bile dağıtım bedeline zam yapıldığını ve özellikle dar gelirli vatandaşlardan dağıtım şirketlerine kaynak aktarıldığını işaret etmektedir” diye belirtildi.

“Dağıtım şirketlerine kaynak aktarıldığı tablo değişmeli”

Faturanın en önemli kalemi olması gereken enerji bedelinin, dağıtım bedelinin çok gerisinde kalmasının, piyasanın çarpık bir biçimde yapılandığını gözler önüne serdiği vurgulanan açıklamada şöyle denildi; “Dağıtım bedelindeki bu artış, hizmetin fahiş fiyatla verildiğinin temel göstergesidir. Ucuz, kaliteli ve güvenilir enerjiye erişim, tüm yurttaşlar için temel haktır. Kamu eliyle yürütülmesi gereken hizmetin özelleşmesi, pahalılık yaratmanın yanında, kamu kaynaklarının özel sektöre sınırsızca aktarılmasına yol açmıştır. Dağıtım şirketlerine kaynak aktarıldığı bir Türkiye tablosu, artık geride bırakılmalıdır. Enerji alanında, ticari ve siyasi çıkarlardan uzak, üretim sektörleri başta olmak üzere genel ekonomiyi destekleyecek şekilde tarifeleri belirleyebilecek özerk bir yönetim hayata geçirilmelidir. Arz güvenliğini sağlamak ve toplam maliyeti düşürmek için özelleştirilen üretim tesisleri ve dağıtım bölgelerinin kamulaştırılması acilen gündeme alınmalıdır. Kamu kaynaklarının sonu belirsiz bir biçimde özel sektöre transfer edilmesi dışında işlevi kalmayan EPDK kapatılarak, yerine kamulaştırma işlemlerini yürütecek Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulmalıdır.” (Haber Merkezi)

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Sarayın açmazı

Sarayın açmazı

Türkiye’de neoliberal dönüşümü hızlandırarak uluslararası sermayeye bağımlılığı artıran Erdoğan-Şimşek programı yapısal sorunları derinleştirdi. Yargı operasyonlarıyla tetiklenen sermaye kaçışı arttı. Prof. Dr. Oğuz Oyan’a göre mevcut ekonomik program işlevsizleşti ve Saray iktidarı açmaza girdi.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Elektriğe yüzde 25 zam geldi.

Evrensel'i Takip Et